![]()
![]()
-Taşı delen suyun kuvveti değil, damlaların sürekliliğidir.
(Brezilya)
- Hiçbir mutfak iki kadını alacak kadar geniş değildir. (Sudan)
- Sevmek keman çalmak gibidir, bilmeyen kötü sesler çıkarır. (Bolivya)
- Sis yelpazeyle dağıtılmaz. (Japonya)
- Şöhret kabiliyetin gölgesidir. (İngiltere)
- Güzellik, tabiatın kadınlara verdiği ilk hediye, aynı zamanda geri aldığı ilk
şeydir. (Şili)
- İnsan dışı ile karşılanır, içi ile uğurlanır. (Moğolistan)
- Ağaç ne kadar yüksek olursa olsun, yaprakları yine de yere dökülür. (Çin)
- Altın ateşle, kadın altınla, erkek kadınla imtihan edilir. (ABD)
- Kadınlar gülebildikleri zaman gülerler, istedikleri zaman ağlarlar.
(Venezuela)
- Evlenmeden önce gözlerinizi dört açın. Evlendikten sonra yarı yarıya kapatın.
(Portekiz)
- Mutluluk herkesin hayatından bir kere geçer. (Venezuela)
- İnsanlar yaşadıkça ihtiyarladıklarını sanırlar, halbuki yaşamadıkça
ihtiyarlar. (İskoçya)
- Gerçek sevgi ayrılıkta unutulmaz. (Belçika)
- Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını
affet. (Çin)
- Nisan yağmuru Mayıs çiçeği getirir. (Kanada)
- Bir yalan ne kadar hızlı olursa olsun, hakikat onu yetişip geçer. (Kenya)
- Küçük üzüntüler konuşurlar, büyük dertler dilsizdir. (Nijerya)
- Birleşmek başlangıçtır, birliği sürdürmek gelişmedir; birlikte çalışmak
başarıdır. (ABD)
- İdealler yıldızlar gibidir, onları tutmak mümkün olmaz, ama karanlık
gecelerde yolumuza onlar rehberlik ederler. (Fransa)
- Yalan dört nala gider, gerçek adım adım yürür, fakat gene de vaktinde
yetişir. (Norveç)
- Biri sizi bir kez aldatırsa suç onundur. İki kez aldatırsa suç sizindir.
(Romanya)
- Hak yenir ama hazmedilmez. (Yunanistan)
- Bir adam en çok sevgilisini, en iyi şekilde ailesini, en uzun da annesini
sever. (İrlanda)
- İntikam soğuk yenen bir yemektir. (Fransa)
- Belli düşman gizli dosttan yeğdir. (Türkiye)
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Simlexity bugün dünya üzerinde artarak devam eden bir strateji olmaya başladı markalar arasında.
Bu kavram ürün ve hizmetlerin fazlalıklarından arındırılarak basit bir düzen üzerine oturtulması anlayışına dayanıyor. Ürün ve ürünün hizmetleri basit ama estetik bir tasarım çatısı altında birleşiyor.
Günümüz dünyasında artan tüketim alışkanlıkları en basit ürünü bile alırken bizi seçme zorluğuyla karşı karşıya bırakıyor. Bir çamaşır suyu bile tüketiciyi başında incelemeye ve diğerleri arasındaki farkı bulmaya itiyorsa burada rekabetin sayıca ve yoğunluk olarak ne kadar arttığını ve tüketicinin kafasını ne kadar karıştırdığını ispatlar sanıyorum ki...
İşte bundan yola çıkan kimi markalar karmaşık ürünlerindeki algıyı tasarım harikası ama aynı zamanda yalın çıkışlarıyla tüketicinin dikkatini çekmeyi çok iyi başarıyor. Bu sayede rakipleri arasından sıyrılan bu markalar , zaman içinde aynı zamanda önemli oranda marka sadakati de yaratıyorlar.
Bu konuda şüphesiz en iyi örnek ; Apple.. En karmaşık ürününü bile yalın ama estetiği harika bir tasarımla piyasaya sürdüğünden tüketici tek tuşla dünyayı yönetebilecek kadar basit bir sistem üzerinde çalıştığı algısının içerisinde buluyor kendini ..
Artık tüketici kullanmadığı bir çok özelliği bünyesinde bulunduran teknolojilerden uzak durmak istiyor. Artık bunlara boşuna para verdiğini düşünüyor. Oysaki pratikte yoğun olarak kullanacağı özellikleri en yalın haliyle ürününe aktaran markalar temelleri sağlam adımlar atmaya devam ediyorlar. Milyonlarca özelliği tek bünyede toplayıp bunu bağıra bağıra vurgulayan markalar ise bu fazla renklilikte algı sorunu yaşatıyorlar tüketiciye..
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Evlilik üzerine ahkam kesme gibi bir huyum yok. Allah herkese hayırlısını nasip etsin derim sadece ..
Ama okuduğum bir alıntı gerçekten çok dikkatimi çekti burada da bulunsun istedim.
İleride bloguma şöyle bir göz atmak istediğimde hoş bir tebessüm bırakacak yazıları bir arada bulundurmak güzel bir arşiv olacak sanıyorum..
Melih Cevdet Anday'dan..
"Eskiden kız tarafının ve oğlan tarafının ailesi biraraya gelir, yeni çiftin kuracağı yuva için beraber hazırlık yapılır, beraberce yeni ev düzülürdü. tabii o zamanlar evler genelde bahçe içinde müstakil evlerdi. o yüzden buna evlenmek denirdi. şimdi ise yeni evliler apartman dairelerinde yani katlarda oturuyorlar, bu yüzden artık evlilik katlanmaktır."
Sanırım sosyolojik olarak incelenmesi gereken bir case study bu.. Bazen neden sosyolojiyi seçmedim ki diyorum. Gerçekten zevk alırdım bu tarz konuları araştırmaktan..
Neyse özetle.. bulunsun bu yazı ..
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
http://www.youtube.com/watch?v=91EwnwUuOSg
Geri dönülmez noktayı aştık!
Devrim diye bir şey yoktur! Devrim dediğimiz şey, sayısız küçük gelişmenin birikmesiyle oluşan bir patlama anıdır yalnızca.
Fizik bilimi buna ‘kritik kütle’ diyor. Kritik kütleye ulaşan uranyum atomları, zincirleme reaksiyon yaratır ve bu noktadan sonra artık geri dönüş yoktur. Fizyon gerçekleşir, atom bombası patlar.
Malcolm Gladwell ise buna ‘tipping point’, yani taşma noktası diyor. Gladwell’e göre fikirler, ürünler, mesajlar ve davranışlar virüs gibi yayılarak öyle bir noktaya erişir ki, kimsenin beklemediği bir anda dünya değişir. Biz de olan bitene bakıp, ‘İşte devrim oldu!’ deriz.
Bugün dijital devrim denen gelişmede de bunlar yaşanıyor. Dijital âlemde üretilen her bit bilgi, birike birike kritik kütleye erişti, istiap haddi aşıldı ve devrim gerçekleşti.
Bu sefer şanslıyız çünkü patlama anını tam olarak tespit etmiş durumdayız. Global dijital devrimin patlama anı, Barack Obama’nın ABD başkanı seçilmesidir.
Franklin Roosevelt’in radyo mecrasıyla seçilen ilk ABD başkanı olduğu söylenir. Bundan sonraki dönem ise dünyada ‘radyo günleri’ diye bilinir. Televizyonu kullanarak Beyaz Saray’a yerleşen ilk isim ise Dwight Eisenhower’dır. Ondan sonra tüm ABD başkanları, başarılarını biraz da televizyon performanslarına borçlu oldular. Televizyonun hükmettiği 20. yüzyılın ikinci yarısı ise bir ‘görüntü ve imaj çağı’ olarak yaşandı.
Obama’yı ABD başkanlığına taşıyan temel mecra ise internet oldu. Obama kampanyasını finansmandan iletişime, örgütlenmeden motivasyona kadar tüm yönleriyle internete dayandırdı. Kampanyanın ana üssü bir bina değil, sosyal ağ fonksiyonlarıyla donatılmış bir web sitesiydi. Obama, Joe Biden’ı başkan yardımcısı olarak belirlediğini bile ilk olarak televizyondan değil, Twitter’dan duyurdu. Ve her şeyden önemlisi, Obama’nın klasik petrol ve sanayi şirketlerinin değil, Silikon Vadisi şirketlerinin yarattığı yeni dünyanın başkanı olduğu söyleniyor.
Bu dijital kampanyayla Beyaz Saray’a seçilen ilk siyah olan Obama, sadece Amerikan ırk mücadelesi tarihinde değil, dijital enformasyon teknolojileri tarihinde de bir devrim yarattı. Obama’nın başarısından sonra şirketler de dijitalin nimetlerinden daha çok yararlanmak üzere daha cesur davranmaya başladılar. Televizyonda doğup büyüyen Nike, bu mecrada pek görünmüyor artık. Çünkü Nike televizyona ayırdığı bütçeyi yüzde 80 azaltırken, dijitale ayırdığı bütçeyi yüzde 200 artırmış durumda. Yeni diş fırçası Oral-B Pulsonic için hiç televizyon reklamı yapmayan, sadece dijitali kullanarak büyük bir başarı elde eden Procter & Gamble ise, şimdi başka markaları için de dijitali yoğun bir şekilde kullanmaya hazırlanıyor. Procter & Gamble bu konuda yalnız da değil, ona Unilever, Coca-Cola, Kimberly-Clark, Microsoft, Nokia gibi dünya devleri eşlik ediyor. Dijitale yönelik bu yoğun ilgi rakamlara da yansıyor. Dikkat çekici bir örnek olarak İngiltere’de dijitale yapılan pazarlama ve iletişim yatırımları televizyonu çoktan sollamış durumda.
Kısacası dijitali ciddiye almanın zamanı geldi de geçiyor bile. Çünkü artık internet diğer mecraların yanına ekleyeceğiniz yeni bir mecra değil, diğer mecraları da içine katıp genişleyen uçsuz bucaksız paralel bir evren.
Bu yeni evrende var olmak ise artık bir tercih değil, bir zorunluluk. Bu evrenin olanaklarından gerçekten yararlanabilmek için tüm tarafların üzerine düşen sorumluluklar var.
1. Ülkemizdeki internet yasakları ortadan kaldırılmalı ve internet dünyasının doğasına uygun bir yasal çerçeve oluşturulmalıdır. Yargı organları karar verirken dijital dünyanın doğasını dikkate almalıdır. Bunları sağlamak için de dijital iş dünyasının sivil toplum örgütleriyle işbirliği yapılmalıdır.
2. Şirketler dijitali işlerinin merkezine yerleştirmelidir. Bu çerçevede kurumların pazarlama ve reklam departmanlarında dijitalden sorumlu profesyonellerin istihdam edilmesi temel bir ihtiyaç olarak görülmelidir. Bunlara paralel olarak geniş kitlelere interaktif bir şekilde ulaşmayı mümkün kılan dijitale yapılan pazarlama iletişimi yatırımları, mecranın hak ettiği seviyelere getirilmelidir.
3. Dijital dünyayı yaratan altyapıyı inşa eden teknoloji ve iletişim şirketleri, dijitalin sunduğu yeni olanaklar konusunda tüm tarafları iyi bilgilendirmelidir.
4. Dijital mecralar, güvenilir ölçümleme çözümleri üretmeli ve sonuçların güvenilirliği konusunda reklamverenleri ikna edebilmelidir. Bu konuda standartların belirlenmesi için sektörün tüm tarafları birlikte hareket etmeli ve ortak çözümler bulunmalıdır.
5. Dijital ve mobil ajanslar, yakınsamanın gündemde olduğu, dijital mecraların bütünleşip tek parçaya dönüştüğü bugünlerde, müşterilerinin dijital taleplerine parçalı değil bütünleşik yaklaşımlarla cevap vermelidir.
6. Reklamverenler dijitalde markaları için daha sağlıklı bir iletişim kurulabilmesi için dijital ajanslarla daha sıkı bir işbirliği içinde olmalıdır. Konvansiyonel ajanslarla dijital ajanslar arasındaki iletişim ve işbirliği artırılmalıdır.
7. Dijital mecralar ve ajanslar arasında daha adil rekabet koşullarının oluşturulabilmesi için temel referans olarak kullanılabilecek bir hizmet fiyatlandırması yapılmalıdır.
8. İnternet şirketleri, kullanıcılarına daha iyi bir hizmet sunmak için sürekli yeni adımlar atmalı ve kendileriyle birlikte tüm dijital ekonominin büyümesi için çaba göstermelidir.
9. Araştırma şirketleri, dijital evrene ilişkin temel veri üretiminde tüm tarafları dinlemeli, ortaya konan ihtiyaç, talep ve beklentiler çerçevesinde çalışmalarını geliştirmelidir.
10. Üniversiteler dijital iş dünyasıyla daha yakın bir ilişki içinde olmalı ve bu dünyanın yetişmiş insan gücü ihtiyacını karşılamak üzere harekete geçmelidir. Üniversitelerde dijital odaklı pazarlama derslerinin sayısı artırılmalıdır.
11. Dijital dünya ile ilgili çatı örgütleri, tüm taraflar arasındaki iletişimi kolaylaştırmak ve ortaya çıkan sorunları hızlıca çözmek için inisiyatif üstlenmelidir.
12. Her şeyden önemlisi, tüm tarafların daha iyi anlaşabilmesi için herkesin kolayca anlayabileceği ortak bir dil inşa edilmelidir.
Türkiye 30 milyona yaklaşan büyük internet nüfusu ve 60 milyonu aşan GSM kullanıcısı sayısıyla, dev bir dijital potansiyele sahip. Nüfusumuzun yarısı 28 yaşın altında. İnternette en çok zaman geçiren Avrupa ülkesiyiz. Windows Live Messenger, Windows Live Hotmail ve Facebook kullanımında dünyada ilk üç sırada yer alıyoruz. Ülkemizin ve dijital dünyanın tüm taraflarının bu potansiyelden azami düzeyde yararlanabilmesi ve gerçek bir değer yaratılabilmesi için, herkesin üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmesi gerekiyor.Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı
Hoşuma gitti ; burda dursun..
* 1. Garson hesabı getirdiğinde arkadaşınla hesabına el kızartmaca oyna. Garsonu hakem yap.
* 2. Etrafındakilere sürekli öpücük gönder, soranlara “tikim var” de.
* 3. Otobüste tüm yolculara hitaben yüksek sesle o günün gazetesini oku.
* 4. Bir mağazanın deneme kabininde evden getirdiğin kıyafetleri dene, görevlinin fikrini sor.
* 5. Bir arkadaşınla gelinlik ve damatlık giyip işlek bir caddede dur, gelen geçenden takı, para iste.
* 6. Bir mağazada, almak için denediğin pantalonu üzerindekini çıkarmadan giy, görevlilere “bu bana dar, bir büyük beden alabilir miyim” de.
* 7. Yoldan geçen tanımadığın birine “aynı şehirde yaşıyoruz, neden tanışmıyoruz?” de ve kendini tanıt.
* 8. Mp3 çalarından dinlediğin bir şarkıyı otobüste/metroda tanımadığın birine armağan ettiğini söyle ve şarkıyı onunla birlikte dinle.
* 9. Otostop çekerek durdurduğun 10 arabanın şoförüne arabayı dikkatli kullanmalarını tembih et ve arabaya binme.
* 10. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 11. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 12. Belediye otobüsünde top sektirmeye çalış.
* 13. Bir grup arkadaşınla arka arkaya tutunup tren yapın, gideceğiniz yere öyle gidin. Önünüze çıkan yayaları ağzınızla korna sesi çıkararak uyarın.
* 14. Kızsan saçlarını berberde; erkeksen bayan kuaföründe kestir.
* 15. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 16. Toplu taşıma araçlarında etrafındakilere tek tek saati sor. Saati ileri/geri olanları uyar ve “Saatleri Ayarlama Enstitüsü”nden olduğunu söyleyerek ceza kes.
* 17. Veterinere gidip midenin ağrıdığını anlat, çözüm iste.
* 18. Sokakta gördüğün en az beş yaşlının elini öpmeye çalış, öpebildiklerinden harçlık iste, vermezlerse yere oturup ağla.
* 19. Yolda gördüğün ilk ağaca sarıl ve global ısınmadan dolayı insanlık adına özür dile.
* 20. Oturduğun kafede/restoranda kendine içecek bir şeyler söyle, yemeğini dışarıdan sipariş et, bulunduğun yere getirmelerini söyle.
* 21. Arkadaşlarını yanına alıp sokakta ağır çekimde (slow mo) yürü.
* 22. Süpermarkette meyve ve sebzelerle konuş. Onları dinle, onlara derdini anlat.
* 23. 20 arkadaşını topla, aile büyüklerinden birinin elini öpmeye götür.
* 24. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 25. Yağmurlu bir havada tanımadığın birinin şemsiyesinin altına gir, “biraz da ben tutayım” de.
* 26. Eline küçük bir doğumgünü pastası al, yoldan gelip geçenlerin “iyi ki doğdun abi/abla” diye şarkı söylerek doğumgünlerini kutla.
* 27. Çocuk doktoruna git, içinde hala bir çocuk olduğunu ve onu tedavi ettirmek istediğini söyle.
* 28. Yolda yürüyen insanların karşısında dur ve birden sessiz film anlatmaya başla.
* 29. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 30. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 31. Sakızla yapabileceğin en büyük balonu yapmaya çalış.
* 32. Sevgiline/arkadaşına 10 tane balon al, tam ona verecekken birden havaya bırak.
* 33. Tanımadığın insanlara hal hatır sor, akraba ya da okul muhabbeti yap. Sonra “pardon biriyle karıştırdım” diyip git.
* 34. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 35. Turist taklidi yap, insanlara kötü bir İngilizce ile yol sor ama anlama!
* 36. Belediye otobüsüne bindiğinde şoföre “öndeki taksiyi takip eder misin?” diye sor.
* 37. Bir sokak girişinde dur, insanlara sokağın tabelasını göstererek “en iyi sokak bizim sokak, buradan geçin” de.
* 38. Markette kasa görevlisi alışveriş hesap tutarını söylediğinde “hesaba yazar mısın?” diye sor.
* 39. Sokakta yürüken herhangi birine hafifçe dokunarak ebe diyip kaç.
* 40. Minibüse bindiğinde minibüsçüye “abi param yok eve kadar muavinlik yapayım mı?” diye sor.
* 41. Cansız bir mankeni alıp elinden tutup sokakta gez, onunla sinemaya ya da Mcdonald’s’a git.
* 42. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 43. Bir dilencinin yanına gidip “kredi kartı geçiyor mu?” diye sor.
* 44. Yolda gördüğün insanlara “saçınız peruk galiba ama çok yakışmış” de.
* 45. Sokaklardaki süs havuzlarında balık tut.
* 46. Sabah erken bir saatte, çalışanlar plazalara/binalara girerken kapıda durup 4-5 arkadaşınla birlikte “Andımız”ı oku.
* 47. Balık adam kıyafeti giy, sokakta gördüğün insanlara "Akdeniz ne tarafta?" diye sor.
* 48. Yatak/baza satan mağazalara git, “en uygun yatağı alabilmem için en az bir gün burada uyumam gerek” diyip saatini kur ve yataklardan birine yat.
* 49. Yoldan geçen herhangi birine “David Beckham‘a çok benziyorsunuz bir imzanızı alabilir miyim?“ de. Zorla imza al, birlikte fotoğraf çekil.
* 50. Alışveriş merkezlerinden birinde yukarı çıkan yürüyen merdivenin başında dur, yukarı çıkanlara “Unutmayın her çıkışın bir inişi var; yolunuz açık olsun” diyerek onları uğurla.
* 51. Elinde hesap makinesiyle asansöre bin, her binene kilosunu sor, hesap yap, binen birisine “Kusura bakmayın 5 kilo fazla olduk, binemezsiniz” de, asansörden indir.
* 52. Sinemaya elinde bir DVD ile git, gişedeki görevliye kendi filmini çektiğini ve arkadaşlarınla birlikte bir sonraki seansta bu filmi izlemek istediğini söyle, ısrarcı ol, bilet parası ödeyeceğini söyle.
* 53. Girmiş olduğun dersin hocası için pankart kaldır. Örnek: “Felsefe Pınar Hoca’dan dinlenir” “Bu okul seninle gurur duyuyor” “Ahmet Hoca, sınıf el ele; hepberaber ÖSS’ye” gibi...
* 54. A) Erkekler için: Kıyafetinin altına bir yastık koy, toplu taşıma aracına bin, “Hamileyim“ diyerek otobüstekilerden yer iste.
B) Kızlar için: Kıyafetinin altına bir yastık koy, toplu taşıma aracına bin, sana yer verildiğinde yastığı çıkarıp arkana koy.
* 55. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 56. Hoca dersi bitirdiğinde bitirmemesi için yalvar, diğer arkadaşlarını ayart, onlarda sana destek olsun.
* 57. Arkadaşlarını topla, kalabalık bir grup haline halay çekerek otobüse binin.
* 58. Markette, market arabasına bin ve kasadan geçerken “barkodumu okur musunuz” diye sor.
* 59. Eline bir düdük al, yolda yürürken karşına çıkan bir yabancıya kırmızı kart göster, oyundan çıkarma hareketi yap.
* 60. Otobüs ya da metro vagonlardan birinin başında dur, içeri giren yolculara inecekleri durakları sor ve onlara oturacakları yeri göster.
* 61. Marketten bir adet sakız al, kredi kartı ile ödemek istediğini söyle, kaç taksit yapabileceklerini sor.
* 62. Elinde bir buket çiçek ve çikolatayla bir mağazaya gir, satıcıya “Vitrindeki mankene aşık oldum, sizden istemeye geldim“ de.
* 63. Metro İstasyonunda ‘Taksim bir iki bir iki,Taksim yolcusu kalmasın! Diye bağır!, insanları metroya bindir, kapılar kapanınca metronun makinistine ‘’devam et’’ diye bağır.
* 64. Taksiye bin ve Atina’ya gitmek istiyorum diyip şoföre vizesi olup olmadığını sor.
* 65. Vapurda bir anda ayağa fırlayıp türkü söylemeye başla. Yolcuların arasında dolaşarak konserde halk arasına karışmış izlenimi yarat. Yolcuların elini tut, öpücük yolla.
* 66. Dolu bir asansöre en son bin, bütün kat düğmelerine bas, hiç bir katta inme.
* 67. Tuvalet kağıdıyla kendini mumyala, sokağa çık.
* 68. Yolda gördüğün bir yabancıya hikayeni anlat.
* 69. Evdeki su bardaklarından bir tanesinin üstünü streç film ile kapla. Ev sakinlerinden birinin o bardaktan su içmesini sağla.
* 70. Arkadaşlarınla halı saha kirala, piknik yap.
* 71. Bu maddenin ne olacağını merak et, bekle ve gör!
* 72. Şehir hatları vapurunda yere havlu ser ve üzerinde güneşlen.
* 73. Notere git, Madonna’yı çok sevdiğini ve ona vekalet vermek istediğini söyle
* 74. Restoranda yemeğin sadece yarısını yediğini söyleyerek hesabın yarısını ödemeyi teklif et.
* 75. Arkadaşlarına vereceğin ders notları için kantinde/kampüste imza günü düzenle.
* 76. Gittiğin kafenin çalışanlarına “bugün çok yoruldunuz, hadi siz oturun kahveleri de ben yapayım” de.
* 77. Çakmakçıya bitmiş pillerini doldurtmak istediğini söyle.
* 78. Yer göstericilere ya da güvenlik görevlilerine sinema/alışveriş merkezlerinin büyük ekranlarında arkadaşlarınla Play Station oynamak istediğini söyle.
* 79. Eve gelen misafirlere “bugün kapalıyız” diyerek onları içeri alma.
* 80. Bir iki arkadaşınla kağıda “Cezalıyız” yaz, göğsünüze yapıştır. Yol kenarında bir süre tek ayak üzerinde durun.
* 81. Metro ya da otobüs koltuğuna kılıf takıp otur.
* 82. Yoldan geçen bir minibüsü heyecanla durdur, duran minibüsün şöforüne saati sor, teşekkür edip yoluna devam et.
* 83. Sokakta sünnet kıyafetiyle gez.
* 84. Otogar’da tanımadığın insanlara el salla, arkalarından su dök. “Varınca arayın” de.
* 85. Yolda tek başına kahkahalar atarak yürü, hatta yere yatıp tepinerek gül.
* 86. Yoldaki insanlara “kaykayımı şuraya park etmiştim, polis çekmiş gördünüz mü?” diye sor
* 88. Okulun ya da sınıfın kapısında dur içeri girenleri tek tek karşıla, “hoş geldiniz” de.
* 89. Yoldan geçenlere kendi fotoğrafını göster, “bu insanı buralarda gördünüz mü?” diye sor.
* 90. Maçta üzerinde “Bu golü sevgili arkadaşım XXX’e ya da aileme armağan ediyorum” yazılı bir pankart aç.
* 91. Taksiye bin, şöfore “Param yok. Taksimetre ne kadar yazarsa o kadarlık şarkı söylesem olur mu? diye sor.
* 92. Arka kapısından indiğin otobüsün koşarak ön kapısına git ve şoföre yanlış durakta indiğini söyleyerek tekrar bin. Bunu birkaç durakta tekrarla.
* 93. Derse, o dersin hocasının maskesini takarak gir.
* 94. Bir turiste havaalanında coşkuyla karşılanıp omuzlara alınan yeni transfer olmuş futbolcu muamelesi yap.
* 95. Yeni bir spor dalı icat et.
* 96. Köpek gezdiren birinin yanına gidip “bir tur verir misin? Bu gece bende kalsın mı?” diye sor.
* 97. Bir ünlü şahsiyeti seninle McDonald’s’a gitmeye ikna et.
* 98. Hiç olmayacak birine dünyanın en inanılmaz konuşmasını yap.
* 99. Öğrenciye ev vermeyen emlakçıdan ev kiralamaya çalış.
* 100. Kafana göre takıl; kendi maddeni çek gönder.
Yorum (yok) Yorum yaz! Kalıcı Bağlantı