![]()
![]()
Yazıma nası başlayacağımı bilmiyorum aslında...
Çok şey var aklımda söylemek istediğim.. Anlatarak rahatlamak istediğim..
Ama asıl istediğim anlatarak rahatlayan bir insan olmak galiba.
ve gerçeği çok iyi bildiğim için de anlatmaktan vazgeçiyorum tam da bu satırları yazarken..
Gerçek ne;
Tabiki benim anlatarak değil yok sayarak rahatlıyor olduğum gerçeği..
Evet bugüne kadar hiç cümleye dökmediğim bir özelliğim bu benim.
Ben yok sayarak rahatlıyorum.
İşte tam da bu yüzden hayatımda kızdığım -yok yanlış oldu- çok kızdığım, hatta kızmaktan öte hayatımda büyük haksızlıklara ve mağduriyetlere sebep olmuş ve bunları kötü niyetleri ile yapmış insanlara küsmüyorum herkesin anladığının aksine.. Ben onları hayatımdan çıkarıyorum, siliyorum.
İşte tam bu yüzden barışsan ya diyenleri algılamıyor beynim. Nasıl algılasın ki; yaptığım şey küsmek değilken nasıl alsın içim küsmek ve barışmak kelimelerini..
Ben dertlerimi hep üstü kapalı anlatmayı seviyorum galiba.
Buna ister karizmatik bir show denilsin ister fazla ketum olduğum söylensin ne denirse densin.
Ben sıkıntılarımı, dertlerimi tane tane, ayrıntı ayrıntı anlatmayı sevmiyorum. Ben çıkarımlarımı anlatmayı seviyorum. Ben o derdin üstüne günlerce düşünmeyi sevmiyorum.. Kimse sevmez biliyorum. Ama benimkisi böyle bişey değil. Ben derdi düşünmeyi sevmiyorum. Derdin çaresini, çıkarımını düşünmeyi sevmiyor değilim elbette..
Neyse ben ben ben ben ben ben ben'lerle dolu sol beyin dominantlığıyla dolu bir girizgah(!) sonrası asıl derdime geçeyim...
Pardon derdimin dallarına; meyvelerine..
Bu arada yazarken farkettim; ben cidden yazmayı edebiyat parçalamayı özledim ya..
Tabi bu özledim cümlesinden çok güzel yazdım da aman da aman hayran kaldım mansına tabiki gelmiyor. Ama özledim işte.
Yazar olma hayallerime mi dalsam ne yapsam..
Zaten bazen öss'de aldığım o sözel puanını değerlendirse miydim ne yapsaydım diye düşünüyorum için için...
Gelelim bugüne..
Hayat gerçekten yetişkinler için çok zor. Bu dünya çocuklara güzel :)
bugün karşılaştığım bu ikiyüzlülük aslında o insandan beklemediğim birşey değildi. Potansiyelini de tecrübesini de gördüğüm bir durumdu.
Gelgegelim ben yine de üzüldüm, kırıldım, canımı sıkmayı başardım.
Neden?
Ne gerek vardı?
Bilmiyorum belki de inanır gibi olduğum için kızdım kendime. Bu kızgınlığım bir aptallık olduğundan ve ben bunu kendime konduramadığımdan kızıyorum bu ikiyüzlülüğe. Kızdığım belki de sadece her zamanki saflığımla insanlara kanıyor olmam.
Daha yepyeni bir tarihte bu insanki insanlara ihaneti, ikiyüzlülüğü sözleriyle bile açıkça göklere çıkarmadı mı ? ... ve benim midem bulanmadı mı böyle insanlardan .. Yapan zaten midemi bulandırırdı ama bunu cümleye dökeni görmemiştim doğrusu... Bu kadarına da pes dedi ruhum. Çok bulandı için bi anda. Aynı ortamda olmakla bile utandım bi an. Ama aynı ortam dediğim işti. Olmak durumunda olduğum bir ortamdı zaten.. dünya böyle bişeydi.. her zaman böyle bit ihtimal vardı; yok muydu?
Her neyse yazdıkça ve üstü kapalı anlattıkça rahatladığımı hissediyorum..
Neden üstü kapalı anlatıyorum. Çünkü bunlar benim gayet net ve saklısı gizlisi olmayan çıkarımlarım. Sahit olduğum, içinde bulunduğum olaydan çok daha net, çok daha az mide bulandırıcı, çok daha kullanışlı ve çok daha insani..
Ben günlüğümde insancıl olmayanlara yer vermek istemiyorum. Burası benim alanım çünkü..
Midemi bulandıran söz konusu hadise yüzünden canımı sıkmıştım , doğru. Ama şimdi düşünüyorum da iyiki böyle biri değilim diye sevinmeliyim. aramızdaki farkları görerek mutlu olmalıyım. Ve hiç hoşlandığım bir tavır değil ama kendimi üstün hissetmeliyim belki de.
Ve daha önemlisi; çok şanslı olduğumu görmeliyim. Çok daha iyi arkadaşlarım var. Evet deli huyları da var onların. Ama bu derece değiller. bu derece midemi bulandırmıyorlar. Şekilsel, dünyevi şeyler onların delilikleri.. Maneviyatla ilgili değil.
Oh be rahatladım yahu :)
Bilseydim daha önce yazrdım bunca şeyi..
Özlemişim gerçekten...
Evet hayat bir çok sıkıntılar içeriyor olabilir birçoklarımız için.
Ama ben çok inanıyorum; hatta biliyorum. Yakında hepsi bir bir hayırlısıyla düzelecek.
Nerden mi biliyorum?
Çünkü ben dünyanın en şanslı insanıyım.
Bunu kuantummuş, yogaymış, pozitif düşünmüş gibi akımlar yüzünden söylemiyorum.
Bunu öyle olduğum için söylüyorum.
Kimde var benimkisi gibi arkadaşlar , dostlar, aile, dünyayı manevi yönden de hissedebilme duygusu..
Kimde var bendeki bu gönül gözüyle dünyaya bakabilme yetisi .. Herkeste vardır belki az belki çok; belki benimkinden de çok. Ama ben benimkini çok seviyorum. Dünyayı yaşıyorum çünkü. Baktığımdan, tattığımdan, konuştuğumdan, sevdiğim insanlardan, sevmediğim insanlardan, yaşadıklarımdan, yaşamadıklarımdan tad alıyorum.. Aldığım tattan da çok memnunum..
Diyorum ya çok şanslıyım..
Yaşamayı çok seviyorum.
Ama daha önemli bir sırrım var benim;
Yaşam da benimle yaşamayı seviyor :)